YARIS KAZAN

...Iyilerin Ve Kötülerin Dostlukla Savastigi Tek Site...
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 AYRILIK..........

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
_ismail_
Kurucu / Yüksek KuruL
Kurucu / Yüksek KuruL


Erkek
Mesaj Sayısı : 1388
Yaş : 24
Nerden : iSTaNBuL
Grubun : YoK
Sitedeki Mesleğin : Yüksek Kurul
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
500 / 100500 / 100

GüÇ Puanı :
500 / 100500 / 100

AteŞ Puanı :
500 / 100500 / 100

ZeKa Puanı :
500 / 100500 / 100

HıZ Puanı :
500 / 100500 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: AYRILIK..........   Salı Ağus. 05, 2008 2:10 am

1.BÖLÜM



Özgürlüğüme ulaşabilmem için buna ihtiyacım vardı ve ben de yaptım. Ayrıldım. Her şeyi terk ettim. İnsanları bıraktım. Artık beni sıkıyorlardı. Kısıtlıyorlardı. Anlıyorsun değil mi? Çok bunalmıştım. Hepsi sadece sistem. Birgün gelecekte hepsi bozulacakmış gibi geliyor. Sanki bir anda devreleri atacak ve ben yapayalnız kalacağım. Zaten öyleyim ama bu çok daha fena olacak. Kıyamette cevap verecek olan tek insansın. Düşünebiliyor musun? Yine de senden iğreniyorum. Ayrıca korkuyorum da. Senden uzaklaşmam lazımdı.

Şimdi yine insanlar arasındayım ama bunlar daha samimi robotlar. Biraz daha insancıllar. Şehir egzosu ve fabrika dumanı çekmiyorlar genzlerine. İçlerine ego girmiyor. Üstün hissetmiyorlar. Sadece cahil yaşıyorlar.

Trenden iner inmez buranın doğru yer olduğunu anladım. Üstümde bir manto ve altımda kot pantolanlarla ayak bastım bu yeni dünyaya. Elimde ise daktilo ve bir ağaç kağıt vardı. Valiz mi? Sadece zavallılar gittikleri yerlere valiz götürür. Kıyafetsiz kalmaktan korkarlar. Çünkü bilmiyorlar. Sefiller. Çoğunluk olmanızdan nefret ediyorum. Ve sanki tek azınlık benim. Ayakta kalmam çok zor.

İki gün boyunca dur duraksız gezdikten sonra etrafı kiralık bir yer buldum. Tek göz bir oda. Hayallerimden ve umutlarımdan daha büyük olduğu için rahatça sığabilecektim buraya. Hiç sıkışmadan uyayabilecektim. Ben sizin aksine beni kaplayan duvarların birbirlerine olan mesafelerini umursamıyorum. Ben duvarları bile umursamıyorum. Evler sizi kalıpsal yapar. Irkçı yapar. Benim şimdi sadece odam var. Amacım için yeterince iyi bir yer. İşin iyisi bir de yer yatağı var. Bir insan bundan fazlasını haketmiyor. Hayatı ne kadar sağlıklı devam ettirirseniz o kadar mutlu olacağınızı düşünüyorsunuz. Sizin mutluluğunuz hazır konservelerden ibaret. Satın alıyorsunuz ama üretmiyorsunuz. Tüketim bir numaralı seçim. Tüketmek; her şeyi. Televizyonlar, elektronik aletler, son moda, işte bunlar sizin benliğiniz. Bunlarsız bir hiçsiniz. Bunlarla ise daha bir hiçsiniz. Ne kadar yazık.

Gece çok rahat uyudum. Cebimde arkadaşlarımdan çaldığım para var. Kredi kartlarının ağzına s*çtım. Bütün parayı çektim. Beni bulsalar bile hiç umrumda olmaz. S*kimde değilsiniz. Başka hiçbir yerimde de olamayacaksınız. Cebim bana yetecek kadar kalın yani. Hatta miras bile bırakabilirim bir köpek bulup. Bütün paramı köpeğe bırakırım. Siz ise ne yapacağını düşenecek kadar mal bir şekilde köpeği izlersiniz. Neden, çünkü paranın kokusu sizi sarhoş ediyor.

Kahvaltı etmek için bir yer aradım. Garip bir yerdi burası. Güzeldi yani. Sonunda bir yere geldim. Kahvaltı ettim. Restorantın sahibi kadındı. Sıcak bir kadındı. Yabancı olduğumu hemen anladı. İstanbul’ dan geldiğimi söyledim. Belli oluyor dedi. Şehirli havası varmış ben de. Nasıl tiksindim o an kendimden. Haklıydı şehirli havası vardı ben de. Saçlarım hafif uzun ve dalgalıydı. Montum da güzeldi, pantolon ve çizmelerim ise dikkat çekiyordu. Ben bir şehirliydim. Kadına yakında bir yerde ayakkabıcının olup olmadığını sordum. Bir de üstüme bir şeyler almak için mağza sordum. Bana birkaç yer tarif etti. Hesabı ödeyip teşekkür ettim. Dediği yerlere gittim. Bir çift tökez ayakkabı aldım. Topukları yere çarpıyordu yürürken. Tam bir kıro işiydi. İstediğim de buydu. Başka bir mağazadan ise ütülü uyduruk bir pantolon ile gömlek aldım. Şİmdi olmuştu işte takım. Süslenip odama geri döndüm.

Bir saat boyunca bir şeyler yazmaya çalıştım. Daktilo başında boş boş bakıp bir paket bitirdim. Sigarayı da bırakmalıydım. Ot da almamıştım yanıma. Bunlar iyi değildi. Sistemin parçalarıydı. Yine ondan uzak kalamamıştım. Sigara beni bırakmamıştı. Durmadan küfür ettim pakete bakıp. Bakkaldan bir karton almıştım. Onlar bitince bırakacaktım sigarayı. Zaten uzun bir ömrü kalmamıştı.

Akşam yemeği için çıkana kadar uyumuştum. Çıkışta kiracım olan amca ile karşılaştım. Ne kadar kalacağım hakkında konuştuk. Bilmiyordum ama iki ay olabilir dedim. Peşin aldı. Hala param vardı. Yine kadının restorantına gittim. Benim dışımda dört masa daha vardı. İnsanlar göz ucuyla kesmeden edemediler. Gerçi artık kıyafetlerim ile ben de onlardan biri gibiydim. Bu beni memnun ediyordu. Ama hala yabancı olduğumu biliyorlardı.

Yemeğimi bitirmeye yakın içlerinden biri geldi yanıma. “Birader” dedi ağır bir ses tonuyla. “Çeltik’ e hoşgeldin.” Evet burası Çeltik’ di. Konya dolaylarında bir yer. Bir köy. Selamladım adamı. Alkol kokusu burnumu yıkıp geçti. Düşse hiç şaşmazdım. Benim üstüme düşecek olursa da iterdim. Ama düşmedi. “Hoşgeldiniz” dedim. Hemen koltuğu çekip oturdu. Kafamı hafifçe çevirip geldiği masaya baktım. Adamlar bana bakıyordu. Ya beni ‘güzel’ bulmuşlardı ve ihtiyaçlarını gidereceklerdi ya da dövüp benzeteceklerdi. Bu iki ihtimal kuşkusuz bir şekilde geçti aklımdan.

“Nerelisin birader” dedi bunca şeyin yerine.

“İyiyim teşekkürler, siz nasılsınız?” Sorum kibarcaydı ama tonum farklıydı. Sorusuna şaşkındım hala.

“Eyvallah. Yenisin kurban galiba buralarda. Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver diyecektim. Bizden korkma. Biz iyi insanlarızdır. Herkes tanır burada birbirini.”

“Çok sağ olun. Aklımda bulunduracağım.”

Omzuma hafif bir darbeden sonra kalktı. Ön hazırlık yapıyorlardı belki de. Önce kendilerini sevdireceklerdi. Hatta iyi insanlar olduklarını düşündüreceklerdi. Belki de saçmalıyorum, gerçekten de iyi birileridir. Her yer yaşadığım yer gibi değil.

Bu sefer yazmaya başladım. En azından bir şeyler karalayabildim. Daktilom takır tukur ediyordu aralıklarla. Henüz akıcı yazacak kadar toplayamamıştım aklımı.

Gelişiminden bu yana iki hafta geçti. İki hafta boyunca rutin aynı şeyleri yaptım. Oldukça sıkıcıydı. Ancak altı sayfa yazı yazabildim bir de. Sanırım artık tamamen yeteneksiz ve becereksizim. İyi ama böylesi. Televizyon yok, hiçbir şey yok. Sadece boş ve mal hayatlar var burada. Geçen gün benle ilk buraya geldiğimde masama oturan adam geldi yine yanıma. Bu sefer diğer arkadaşlarını da getirdi. Bana yemek ısmarladılar. Şehir hayatını sordular. Boktan olduğunu söyledim. Hayatlarını harcamak istiyorlarsa gidebileceklerini söyledim. “Hayatımızı harcamazsak nasıl ayakta kalırız başka türlü?” diye soru ve cümle ile karışık bir şey yolladı içlerinden biri. Haklıydılar. Ama bu hak iğrenç bir haktı. Cevap veremedim. Yemek için teşekkür edip kalktım. Tamamen çaresiz kaldım söylediği karşısında. Ne saçma bir hayattı bu. Daha doğrusu ne aptal bir sistem yaratmıştık. Bir insan bunu söyleyecek duruma geliyordu. Bütün dünya böyleydi. Ben ise kendimi tatmin etmek için el altından kendime işkence ediyordum. Sanki başka bir yer bunu değiştirecekti. Ama her şeye rağmen bu sistem değişmeliydi.

Sabah kalktığımda yine çok yalnızdım. Odanın tek penceresini açıp havalandırdım. Leş gibiydi çünkü. Ben de leş gibiydim. İç çamaşırımla yatıyordum, gün içinde ise hep aynı kıyafetleri giyiyordum. Odanın sahibi istersem kıyafetlerimi yıkatabileceğimi söyledi. Kabul etmedim. İyice sefil olacaktım. Odada yaşayan bir evsiz.

Sigarayı bırakmaya az kalmıştı. Karton neredeyse sonuna gelmişti. Başka almayacaktım cidden. Bırakmam gerekiyordu. Hala uzaklaşmış sayılmazdım çünkü. Bir hafta sonra ise oldu. Karton bitti. Başka almadım. Bir iki gün idare ettim. Restorantta durmadan sigara içiyorlardı. Yemeğimi bitirmeden kalkıyordum. İhtiyacım vardı evet. Çok zayıftım. Tam bir salak gibi davranıyordum. Eziktim. Bakkala gittim. Alkol aldım. Birkaç şişe bira sadece.

İçip içip yazdım. Bu kadar gün olmasına rağmen ne hakkında yazdığımı bilmiyordum ama. On sayfa olmuştu ve hala bir deneme şeklinde gidiyordu. Ve bütün cümleler birbirinden kopuktu. Düşünce akıntısı gibi duruyordu kağıdın üzerinde. Uyudum.

Geçen gün hiç beklemediğim bir şey oldu. Birinci ayımı doldurmuştum ki burada bir kadın ile tanıştım. İşin açıkçası buradan beklemeyeceğim şekilde güzeldi. Bu köy hoş bir kadın dünyaya getirmişti. Onunla kırtasiyecide karılaştık. Dosya kağıdı alıyordu. Ben de daktilo rulosu arıyordum ki kadın bana yazar olup olmadığı sordu. Evet dedim. Gülümsedi. Kırtasiyeceden çıkınca da konuşmaya devam ettik. O da bir şeyler yazıyormuş. Zaten buralı değilmiş tam olarak. İzmir de büyümüş onbeş yaşına kadar ama sonra bazı sorunlardan dolayı buraya gelmek zorunda kalmış. İstanbul da yaşamak istediğinden bahsetti. Hiç düşünmeden yüzüne “aptalsın” dedim. Kızdı. Sonra nedenleri sıraladım. Ama eminim beni dinlemedi bile. Bugün ise yine karşılaştık ve bana görüşelim dedi. Böylesine bir samimiyet şaşırtmıştı açıkçası. Böyle bir yerde. Belki de yerleri çok küçümsüyordum. Burası da gayet modern olabilirdi. Yirmibirinci yüzyıl moderniziminden bahsediyorum. Tamamen insanlık ayıbı böyle modern şeylerin var olması ama bazen işe de yaramıyor değilmiş.

Restoranta girdiğimde masada oturmuş su içiyordu. Hemen yanına gittim. İyi geceler diledim ve oturdum.

“Nasılsın?”

“İyiyim ya sen? Tam vaktinde geldin.”

“Sevindim. Geç kaldım sanmıştım.”

“Bu yerde hiçbir yere geç kalamazsın emin ol.” Bu beni güldürmüştü işte. Ne kadar da tuhaftı. Her yer yakındı.

Bana gelmek istediğini söyledi restoranttan çıktığımızda. Olur dedim. Ne çabuk gelişiyordu her şey. Burda da gerçekten bu kadar kolaydı demek.

Saatlerce seviştik. Sonra tekrar geleceğinden bahsederek gece dört gibi benden ayrıldı. Odamdan o da hiç rahatsız olmadı. Hatta yeterli buldu. Eşya dolu evlere ne gerek olduğundan bahsetti. Kendime yakın birilerini buluyor gibiydim. Ama bir sorun vardı. Benim eski halim gibi sigara içiyordu. Yemekte rahatsız olmadım ama sekslerden sonra karşı koyamadım. Bıraktığımı biliyordu, anlamıştı. Bir şey demedi ama sadece sigarayı uzattı. Bir elektrik vardı aramızda. Tanıyordum onu, o da beni tanıyordu.

Bu sefer iki hafta aynı rutini takip ettim. İki günde bir buluşuyor, yemek yiyor ve deli gibi sevişiyorduk. Hiç bu kadar tatmin olduğumu hatırlamıyorum. Vücut hatları çok güzeldi. Elimi attığım yeri harika kavrıyordum. O da bu sırada üstümde tepinmeye bayılıyordu. Artık iki seferde bir sigara yakıyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yariskazan.forumc.biz
_ismail_
Kurucu / Yüksek KuruL
Kurucu / Yüksek KuruL


Erkek
Mesaj Sayısı : 1388
Yaş : 24
Nerden : iSTaNBuL
Grubun : YoK
Sitedeki Mesleğin : Yüksek Kurul
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
500 / 100500 / 100

GüÇ Puanı :
500 / 100500 / 100

AteŞ Puanı :
500 / 100500 / 100

ZeKa Puanı :
500 / 100500 / 100

HıZ Puanı :
500 / 100500 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Salı Ağus. 05, 2008 2:10 am

2.BÖLÜM

Param çok az kalmıştı artık. Bana para vermek istedi ama kabul etmedim. Bir yolunu bulacaktım. Belki bir iş bulabilirdim burada. Sonra vazgeçtim. Belki de onu soyup buralardan uzaklaşabilirdim. Böyle bir pislik yapabilirdim çünkü daha önce de yapmıştım. Bir an önce ne yapmam gerektiğini çözmem gerekiyordu.

Gece beni harika bir yere götürdü. Arabası varmış. Tarla gibi bir yere gittik. Çimenlik bir alana yürüdük. Çimenlere uzanmamı söyledi. Gökyüzüne çevirdim bakışlarımı. Simsiyah bir gökyüzü ve üstüne işaretlenmiş beyaz noktalar vardı. Harika parıldıyorlardı. Bayılmıştım. Teşekkür ettiğimi göstermek için dudaklarından öptüm. Sonra yine izlemeye başladım. Pantolonunun cebinden tabla çıkardı. Açınca içinde ne olduğunu gördüm. Cigara getirmişti. Bu kadın beni giderek daha çok şaşırtıyordu.

İlk çıkardığından sonra beş tane daha içtik. Kafamı yerinde tutamıyordum. Bayılmak üzereydim. Yıldızlar beni çağırıyordu. Bıraksam bedenimin ağırlığını, uçabilirdim. Ama hala ruh olmayı başaramamıştım. Hep boktan bir beden olarak kalacaktım. O ise sanki benden çok daha başarılıydı. Uçtuğunu görebiliyordum. O da uçtuğunu biliyordu. Sinsi sinsi gülüyordu gözleriyle.

Ne zaman yıldızları izlemeye gitsek biraz daha deliriyordum. Ona ise hiçbir şey olmuyordu. Ama ben yıldızlara ulaşmalıydım. Bir gece tek başıma gitmeye çalıştım ama çok uzakta olduğu aklıma gelince vaz geçtim. Köyden de yıldızlar gayet netti aslında ama etraftaki binaların yokluğu çok şey anlatıyordu insana. Tamamen çıplak kalıyorduk çimenlerde ve izliyorduk. Nedense çoğalması gerektiği halde sevişmelerimiz azalmıştı. Ama yıldızlar yine de daha cazip geliyordu.

Bahsetim mi bilmiyorum ama bir süredir kıyafetlerimi de yıkamaya başladım. Hatta yeni birkaç şey daha aldım. Yapılmıyordu kıyafetsiz. Çok kötü kokuyorlardı çünkü. Banyo problemimi de köyün hamamına giderek çözüyordum. Sadece bilginiz olsun diye söyledim. Tuvalet derdi ise daha kolaydı. Oturduğum yerin hemen karşısında cami vardı. Geceleri zaten tuvalete gitmeyen biriydim.

İki ay dolmak üzereydi artık. Şehirden uzak iki ay. Ne kadar iyi gelmişti veya ne kadar kötü gelmişti bilmiyordum ama farklı hissediyordum. Ama artık buradan gitmeliydim. Paraya ihtiyacım vardı. Param suyunu çekmişti çünkü. Ondan almayı düşündüm. Zorla olacaktı ama bu, kibarca isteyemezdim. Evine gittim. Ne de olsa yine çimenlere gidecektik. Kapıyı çaldım. Bu eve sadece birkaç kere gelmiştim. Ama neyin nerde olduğunu biliyordum. Mutfağa gittim hemen. Çekmeceden büyük bir bıçak aldım. Arkasından yaslanıp boğazına sarıldım. Hiç heyecanlanmamıştım. Çok sakindim. Ama utanıyordum ve ereksiyon olmuştum o sırada. Sanırım ben sapık biriydim. Aklım yerinde değildi. Çünkü bu tarz şeyler öyle insanlara olurdu. Konsantre olmam gerekiyordu bir an önce. Bütün paralarını vermesini istedim. Bir de arabanın anahtarını. Kapıyı çarpıp çıktım. Sorunsuz atlatmıştım neyse ki. Ama ikinci kez suçluydum. Önce arkadaş denilen adamlardan çaldığım kredi kartları ve şimdi de bu kadın. Gerçi iki seferde de ‘tecavüz’ ettiğim insanlar yakınlarımdı. Ama ben İstanbul’ dan sonra yakınlara inanmıyordum. Başta da dediğim gibi hepinizden iğreniyorum.

Bunları anlatmamnın tek sebebi bana imrenmeniz için. Neler yapabildiğimi görmeniz için. Sizin gibi bir yere takılıp kalmıyorum. Göçmen hayatı da yaşamıyorum ama en azından hiçbir şeye zorunlu değilim. Siz ise mecburiyetinizin esirliği altında çürüyüp gidiyorsunuz.

-Daktiloda göze çarpanlar-

‘buradan kurtulmalıyım

iyi değil...

bunu yapmamalıydım...binlerce çözüm üretebilir insan eğer isterse ama ona hazır sunulan bir tane varsa hemen onu kabul ediyor. Biliyorum ben de sizin gibiyim. Çünkü ben de onu kabul ettim. Ama şimdi geri dönmek istiyorum. İstanbul’ a geri dönmek istiyorum. Bugünlerde çok sık başım ağrıyor.

...zamanı geliyor.

...bir insan yaşamından ibaretken bireysel özgürlük, biz özgürlüğü elde etmek için insanlar öldürüyoruz. Halbu ki elde ettiğimizi sandığımızda bile; o özgürlük değil, çok bencil düşüncelere yapılmış kölelik oluyor.

-----

Arabayı bindiğim gibi gazladım. Nereye gittiğim önemli değildi. Önemli olan ne için gittiğimdi artık. Bir gün tekrar İstanbul’ a da uğrayacaktım. Bilmediğim bir yolda gazlarken aklımın içinde bazı şeylerin yer değiştirdiğini hissettim. Mantık ve sevgiydi sanırım bunlar. Veya başka bir şey. Emin değildim ama bir şeyler yer değiştirmişti. Delirmek üzereydim. Bunu anlıyordum yol altımdan kayıp giderken. Fara çarpan asfalt arkasında gölgeler bırakıyordu. Ama ben arkaya bakmıyordum işte. Siz gölgeler içinde uğraşırken ben ışıkta korkusuzca koşuyor olacağım artık. Umarım, yoluma bana yardım edecek bir şeytan çıkar. Bu arada, bunca şeye rağmen kaba olmak yersiz. Bendeniz Kaan.

Köyden oldukça uzaklaştığımda daktilomu orada unuttuğumu fark ettim. Terler aktı alnımdan. Onu orada bırakamazdım. Benim için çok önemliydi. Yazılanlar okunmuşsa bir de daha kötü olurdu. Yazılanlar okunmamalıydı. Ani bir fren ile geri döndüm. Nasıl bir yol izlediğimi bilmiyordum ama o köye geri dönmeliydim.

O kadar hızlı gitmiştim ki köye hemen varmıştım. Yola çıktığımdan beri çok farklı yere sapmamışım çünkü. Hemen odaya gittim. Anahtar kalmıştı cebimde. Hemen açtım kapıyı. Daktilo orada değildi ama. Odamı kirayalan amcaya gittim. Kapısını sertçe çaldım. gece saat üç gibiydi. Ve köyde bu saatte herkes uyurdu. Sinirli bir şekilde açtı kapıyı. Bağırıp çağırmasına izin vermeden daktilomun nerede olduğunu sordum. Bana sürekli birlikte olduğum şu kadının aldığını söyledi. Aptal herif böyle bir şeye izin vermişti. Bunun için onu cezalandırmam gerekirdi ama önce daktiloyu almam gerekiyordu. Acele bir şekilde kadının evine gittim.

İçeri girdiğimde kadın arkası dönük bir şekilde duruyordu. Daktilomu istediğimi söyledim. Arkasını yavaşça döndü. Elinde daktilom ve yazdığım yazılar vardı. Kadın ise ağlıyordu. Önce ağlamasına anlam veremedim, hemen ardından da umursamadım. Üstüne yürüdüm ve daktiloyu elinden kaptım. Üstünde duran kağıtlar uçuştu etrafa. Hemen topladım hepsini. Bu sefer onu fiziksel olarak da öldürecektim. Ben harekete geçmeden sordu.

“Beni neden öldürmedin?”

“Öldürdüm.”

Yaşlarına ara vermeye çalıştı. Böyle bir durumda ağlaması çok anlamsızdı. Acınası bir hali vardı. Ben acımazdım ama, ayakkabımı suratına geçirmeyi düşündüm. Çok seviyesiz duruyordu karşımda. Bir başkasının yanında ağlanmazdı.

“Ne demek öldürdün? Hala hayattayım gördüğün gibi.”

"Öyle olduğunu sanıyorsun. Bir hiçsin sen artık. Tecavüz ettim tüm değer sandığın şeylere. Ahlakın artık beş para etmez. Zaten hiç kimse ahlak nedir bilmez. Seni fiziksel olarak öldürmedim sadece. Onu da şimdi yapacağım. İlk bedenim olacaksın. Sahiplendiğim ilk beden.”

“Yazdıklarının hepsini okudum.”

“Biliyorum. Bu yüzden ölmelisin zaten.”

“Artık ahlakım kalmadığına göre, gerçekten de ölsem ne fark edecek ki?”

“Havayı kirletiyorsun. Ölmelisin.”

“O zaman beni öldür ve bak neler oluyor.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yariskazan.forumc.biz
_ismail_
Kurucu / Yüksek KuruL
Kurucu / Yüksek KuruL


Erkek
Mesaj Sayısı : 1388
Yaş : 24
Nerden : iSTaNBuL
Grubun : YoK
Sitedeki Mesleğin : Yüksek Kurul
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
500 / 100500 / 100

GüÇ Puanı :
500 / 100500 / 100

AteŞ Puanı :
500 / 100500 / 100

ZeKa Puanı :
500 / 100500 / 100

HıZ Puanı :
500 / 100500 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Salı Ağus. 05, 2008 2:10 am

3.BÖLÜM

Onu soyarken kullandığım bıçak yerde duruyordu. Veya şimdi gelmişti, anlamamıştım. Ama orada duruyordu işte. Uzanıp aldım. Uzanmam uzun sürmüştü sanki. Bir saat kadar. Zaman yavaşlıyordu. Ben de ağırlaşıyordum. Kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Bıçağı kadına doğrulttum. Hamlemi yaptım ama koluna saplandı. Ben ise bağırdım. Canım yandı. Kolum kopuyor gibi hissettim. Kolum kanıyordu. Durmadan hem de. Kadında ise hiçbir şey yoktu. Ona sapladığımdan emindim. Ama kanayan kol benimkiydi. Ağlamaya başladı yine. Kesmesini söyledim. Canım çok yanıyordu. Bıçağı sapladığım kolundan çıkardım. Kolum daha fazla yandı bu sefer. Çığlık atıyordum evin içinde. Gözümü kapadım bir an için. Kısa süreli karanlık anında gözüme hafif ışıklar çarpmaya başladı. Gözümü açtığımda etrafta mumlar vardı. Mum? Bunlar ne ara gelmişti buraya. Kadın ise yerinde değildi. O an düşündüm. Ben kadının adını hala bilmiyordum. Arkamdan biri bana seslendi. Arkama döndüm. Eski sevgilim Ecem orada duruyordu. Kısa saçları ile. Ama Ecem burada birlikte olduğum kadın ile aynı kadındı. Rüyadaydım ben. Rüya görüyordum. Yanına gittim.

“Bebeğim. Bunu yaptığın için o kadar pişmanım ki. Keşke denemeseydin. Açıklama istiyorsun değil mi? Ben senin son umudundum. Sen intihar ettin. Şimdi ise ölüyorsun...”

"...hayır! etmedim. Vaz geçip buraya geldim. Yine de iyi yapmadım ama...”

"...beni bıçaklamadın ayrıca, kendini bıçakladın. Bu yüzden sen kanıyorsun. Birazdan siren sesleri duyacaksın.” Sustu. Beş saniye kadar sonra siren sesleri duyulmaya başladı. Ambulans yaklaşıyordu. Doğru söylemişti. Ben intihar etmiş olamazdım ama. O zaman ölmüş olurdum. Bu rüyaydı evet. Tek göz odamda uyanacaktım veya yola çıkmıştım ama kaza yapmıştım. Şu anda komadaydım.

“Hayır değil. Ne düşündüğünü biliyorum.”

Ambulansın ışığı şimdi camdan içeri vuruyordu. Mumlar ise sönmüştü. Bıçak elimde değildi. Daktilom ise yerde duruyordu kağıtlar ile birlikte. Kağıtlar ise boştu. Evin kapısı kırıldı. İçeri sağlık görevlileri girdi. Ecem’ in yanına geldiler. Gitmeleri gerektiğini söylediler ona. Birlikte evden çıktılar. Yalnız kalmıştım evde. Ben yoksa ölüyor muydum? Midemde bir sıcaklık vardı. Başımı önüme eğdim. Bütün vücudum kanıyordu. Ayakta öylece dururken içeri iki polis girdi.

“İntihar etmekten dolayı tutuklusunuz. Arabanız dışarıda bekliyor” dediler bana.

Dışardaydım şimdi. Ecem veya o kadından çaldığım araba bıraktığım yerde duruyordu. Beyaz bir renkteydi. Dönük olduğu yol ise karanlıktı ve sonsuzdu. Ölüme gidiyorsam eğer çok acıydı. Ben kanatlar beklerdim. Bunca şeyden sonra ise elde ettiğim sadece teknolojiydi. Çok canım acıyordu. Sistemin içine sıkışmıştım. Asla özgürlüğün huzurunu tadamayacaktım. Arabaya bindim. Etrafta kimse kalmamıştı. Çalıştırdım ve gaza bastım.

İstanbul’ un ucuz bir sokak köşesinde bir adam yatıyordu bir sabah. Kolunda bir şırınga vardı. Yanına daktilo düşmüştü. Üstünde kalan sayfada birkaç cümle ‘duruyordu’. Şöyle diyordu:

"Özgürlüğüme ulaşabilmem için buna ihtiyacım var. Ayrılmalıyım. Her şeyi terk etmeleyim. İnsanları bırakmalıyım. Artık beni sıkıyorlar. Kısıtlıyorlar. Anlıyorsun değil mi? Çok bunaldım. Hepsi sadece sistem. Birgün gelecekte hepsi bozulacakmış gibi geliyor. Sanki bir anda devreleri atacak ve ben yapayalnız kalacağım. Zaten öyleyim ama bu çok daha fena olacak. Kıyamette cevap verecek olan tek insansın. Düşünebiliyor musun? Yine de senden iğreniyorum. Ayrıca korkuyorum da. Senden uzaklaşmam lazım.’

Belliydi. Sarılacak kimsesi kalmamıştı. O da ölmüştü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yariskazan.forumc.biz
yasar46
-YeNi-
-YeNi-


Erkek
Mesaj Sayısı : 847
Yaş : 24
Nerden : k.maraş
Grubun : KIRMIZIDAN BAŞKASI OLAMAZ
Sitedeki Mesleğin : aşık olmaya hazır
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
0 / 1000 / 100

GüÇ Puanı :
0 / 1000 / 100

AteŞ Puanı :
0 / 1000 / 100

ZeKa Puanı :
0 / 1000 / 100

HıZ Puanı :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Salı Ağus. 05, 2008 7:59 am

PAYLAŞIM İÇİN TŞKLERDE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yariskazan.forumc.biz
yoshy_irem
-YeNi-
-YeNi-


Kadın
Mesaj Sayısı : 1017
Yaş : 20
Nerden : İSTANBUL
Grubun : MAVİ
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
0 / 1000 / 100

GüÇ Puanı :
0 / 1000 / 100

AteŞ Puanı :
0 / 1000 / 100

ZeKa Puanı :
0 / 1000 / 100

HıZ Puanı :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Çarş. Ağus. 06, 2008 8:29 am

teşşkürler aşkummmm(biz bir biriize böle hitap ediyorz)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TuJ{E}ReN
-YeNi-
-YeNi-


Kadın
Mesaj Sayısı : 1057
Yaş : 22
Nerden : StRDiuM.. x))
Grubun : YeşüLL :))
Sitedeki Mesleğin : Sarışın / Kuzu / Eren2
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
0 / 1000 / 100

GüÇ Puanı :
0 / 1000 / 100

AteŞ Puanı :
0 / 1000 / 100

ZeKa Puanı :
0 / 1000 / 100

HıZ Puanı :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 04/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Çarş. Ağus. 06, 2008 8:50 am

saol (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.erenbkc.tr.cx
_ismail_
Kurucu / Yüksek KuruL
Kurucu / Yüksek KuruL


Erkek
Mesaj Sayısı : 1388
Yaş : 24
Nerden : iSTaNBuL
Grubun : YoK
Sitedeki Mesleğin : Yüksek Kurul
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
500 / 100500 / 100

GüÇ Puanı :
500 / 100500 / 100

AteŞ Puanı :
500 / 100500 / 100

ZeKa Puanı :
500 / 100500 / 100

HıZ Puanı :
500 / 100500 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Çarş. Ağus. 06, 2008 10:13 am

bişey dğeil aşkuuum Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yariskazan.forumc.biz
qüLdn.x._.x.cmR
-YeNi-
-YeNi-


Kadın
Mesaj Sayısı : 332
Yaş : 21
Nerden : aLmanya
Grubun : maViiiiiii
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
0 / 1000 / 100

GüÇ Puanı :
0 / 1000 / 100

AteŞ Puanı :
0 / 1000 / 100

ZeKa Puanı :
0 / 1000 / 100

HıZ Puanı :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   C.tesi Ağus. 09, 2008 2:13 pm

saol abimmm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yariskazan.forumc.biz
CémRéSTAR <3
-YeNi-
-YeNi-


Kadın
Mesaj Sayısı : 128
Yaş : 21
Nerden : CemRenin YanınDan=)
Grubun : Mavi TabiiKi=)
Sitedeki Mesleğin : Bayan=)
... : <center><font color=\\\"white\\\"><marquee direction=\\\"left\\\" style=\\\"background:black\\\">Şuanki Puanlarınız...</marquee></font></center>
SihiR Puanı :
0 / 1000 / 100

GüÇ Puanı :
0 / 1000 / 100

AteŞ Puanı :
0 / 1000 / 100

ZeKa Puanı :
0 / 1000 / 100

HıZ Puanı :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 14/08/08

MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Ptsi Ağus. 18, 2008 3:48 am

saoL cnm=)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cemrekemerfan.eniyiforum.net/index.htm
Sponsored content




MesajKonu: Geri: AYRILIK..........   Bugün 1:00 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
AYRILIK..........
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YARIS KAZAN :: MESAJ ARTIRMA ODALARI :: Korku(16+)-
Buraya geçin: